Hepimizin çocukluğunda az çok mahalle futbol hayatı olmuştur. Ama burada bahsi geçen futbol, yetişkinliğimizde oynadığımız ve izlediğimiz futboldan farklıdır. Kendine has kuralları ve terimleri olan bu mahalle futbolunu oynayan herkes bu kuralları ve terimleri iyi bilirler. İşte o kurallardan ve terimlerden birkaçı:
KALECİNİN BOYUNU AŞTI, GOL DEĞİL :
Eğer
çekilen şut kalecinn 10-15cm (kaleci tutamasın kafi) üstünden gitmişse
gol sayılmaz.. Sayılmaz ama bu kavga çıkmayacak anlamına gelmez..Her
nolursa olsun daima kale ile kaleci aynı boydadır ve üstten giden top
gol değeri kazanmaz.
TOP BENİM:
Yapılan maçta top kime aitse
o kişi (bunu sadece kendi kabul etse de) çok değerli bi insandır. Top
onun olduğu için ne kaleye geçer ne defansta durur. Forvete geçer ve
gelen her topa saçma salak vurur, maçı mahveder. işte bu yüzden her
yerde geçerli olan tek gerçek; Topun sahibi top oynamayı bilmez ve o
kişi hiç biyerde sevilmez.
İKİNİZ ALIŞIN:
Alışmak, takımları
seçmek anlamına gelmektedir ve o an orda bulunan kişiler arasında en
iyi oynayan iki kişi takımları seçer. bu uygulamada genellikle şu yol izlenir: bahsi geçen o
iki kişi karşılıklı geçerek birbirlerine doğru küçük adımlarla gelirler
ve şu tekerlemeyi söylerler; "aldım verdim ben seni yendim gazeteye
ilan verdim...falan filan.." die devam eder.. bu şekilde birbirlerine
iyice yaklaşan kişilerden kim karşısındakinin ayağına ilk önce basarsa
o, ilk oyuncusunu seçme şansını yakalar..
O SİZE GEÇERSE BİZ 2 KİŞİ ALIRIZ:
Futbol bilindiği üzere eşit oynanan bi oyundur(11-11). Ama
bu mahalle futbolunda pek geçerli olmayan bi kuraldır. Eğer ki maç
esnasında 3 kişi maça katılmak isterse, kişilerden iyi oynayan bi
takıma, kötü oynayan kişiler de diğer takıma geçer ve bu şekilde
takımlar eşit(!) olur..
DİREK:
Genelde mahalle maçlarında
kaleler taştır.. Ve bu taşlar sadece taş olmakla kalmayıp yeri
geldiğinde uzar ve büyük bi kale direği olur.. Örneğin: Bir atak oldu ve
çekilen şut o taşın üstünden geçti.. E şimdi gol mü deil mi? Eğer ki
top taşın kale kısmına yakınsa goldür(çarpıp içeri girer) Ama aut
kısmına yakınsa aut olur(çarpıp dışarı çıkar lan)..
BABANA DAYAK YEMEYE GİDERKEN ÖYLE Mİ YÜRÜYOSUN LAN:
Diyelim
ki bir faul oldu ve frikik atışı yapılacak.. Baraj kurulur.. Bu baraj
genelde 3adım(büyük), 5 adım(küçük) olur.. Ama bu barajın mesafesini
ölçerken adımların büyüklüğü hep sorun olur.. Eğer atışı yapan barajı
ölçüyorsa barajı uzak tutmak için büyük adımlar atar ve karşı takım
oyuncuları bu durumda hep bir ağızdan: "Babana dayak yemeye giderken öyle mi yürüyosun lann"
der.. Ve baraj her defasında ilk ölçüldüğü gibi kalmaz.. (aynı olay
penaltılarda da geçerlidir,9adım)
SİZDE DE OLDU:
Diyelim ki
maç esnasında bir pozisyonda faul oldu.. Eğer karşı takım buna sesini
çıkarmamış ve pozisyon devam etmişse bu faul unutuldu anlamına gelmez.
ilk pozisyonda seslerini çıkarmayanların yapacağı olası bi faulde direk
söylecekleri şey: "Sizde de oldu biz bişi demedik" olur ve oyun bi kaç
saniyelik "heyytt höyttt"lerden sonra devam eder..
KALECİ OYUNCU YOK LANN:
Maç
kritiktir.. Son dakikalar oynanıyordur ve kolayı kazanmaya an
kalmıştır..Ama o da ne. karşı takım kalecisi topu alıp sürmeye
başlamştr. İşte o an bu feryat-ı figan karşı takımdan dalga dalga
yankılanır: "KALECİ OYUNCU YOK LANNNN.."
ATAN ALIR:
Maçlar
genellikle caddelerde veya boş arsalarda yapildiği için topun kaçma
olasılığı olan çok yer vardir. Top bir yere kaçtiginda topu kaçiran
takimin karsisindaki takim hemen,"Atan alir" der ve atan söylene
söylene topu almaya gider..
ELIN AVANTAJI OLMAZ:
Rakip
oyuncular birer birer kıvrak çalımlarla geçilmiştir.. Pozisyon artık gol olacak kıvama gelmiştir.. Şut çekilir ve top nerden geldiği
belli olmayan bi oyuncunun eline çarpar.. Eline çarpar ama top bi
şekilde kaleye gider ve gol olur.. İşte o an golü yiyen takımın
oyuncuları hep bi ağızdan: el vardı lann, frikik atın" der. Golü
atanlarda buna cevap olarak: "Avantaj" derler..Altta kalmaya ve kola'yı
kaybetmeye niyetleri olmayan karşı takım akabinde: "Ulan elin avantaji
olmaz." diye bağırır.. Sonra maç sarpa sarar..
ADAMIN GOL DIYOOOO:
Eğer tartışmaya açık bir gol olmuşsa taraflar "-gol lennn, -ne
golüü olumm direeen üstünden geçtiii" die tartışmaya başlar.. işte o an
golü yiyen takımın oyuncularından biri(kadir gecesinde doğmuş olasılığı
yüksek olan, yalan sölemeyi beceremeyen ve tartışma yanlısı olmayan bi
oyuncu) çıkar ve "GOL" der.. İşte o an karşı takım oyuncularından bunu
duyan biri hemen tartışma mahaline gelir ve tartışmayı sonlandıracak
lafı söler: "ADAMIN GOL DİYO".. Gol sayılır ama o melek gibi olan çocuk
ya kaleye geçirilir ya da dövülür..
ABANMA YOK:
Penaltı atışlarında her ne pahasına olsun, dünyanın neresine gidersen git; kesinlikle abanma olmaz!! Nedeni; bilinmiyor..
KALECİ DEĞİŞTİRDİN 2 PENALTI:
Penaltı
olur.. o anki kaleci penaltı kurtarabilecek potansiyele sahip bi kaleci
deilse hemen bi oyuncu kaleye geçer ve karşı takım o an o meşhur lafı
sölerr; "2 kere atarız!!" Eger birinci penalti kaçarsa ikinci penaltıya geçilir;ama gol olursa ikinci sans kullanilamaz..
KALEDE SON, SON 1, SON 2:
E
takımlar hazır, top var, topun sahibi var ama kaleye geçecek bi babayiğit yok.. İşte o zaman yapılacak tek uygulama vardır; Uyanık olmak ve
pırlanta değerindeki o sözü söylemek; "KALEDE SONNNNNNN"... Diğer sıralama da seri şekilde devam eder; "Son 1, Son 2, Son3..."
sonra en sona kalan kaleye geçer.
AT BAKALIM GENÇ, SAĞA MI SOLA MI?:
Maçlar
genelde halka açık yerlerde olduğu için maçın ortasından insanların
geçmesi çok normal karşılanır ve o insanları kimse yadırgamaz. Ama bu
insanlardan bazıları belli ki küçüklüğünde futbola doymamıştır ve maç
sahasından geçerken bi an küçüklüğü aklına gelir ve topu ister.. kaleci
kim? diye sorar.. kaleci kaleye geçer ve o salak soruyu sorar: "Ne
tarafa atayım, sağa mı sola mı?
ÖĞRETİRİZ:
Maç esnasında
eğer top taça çıkmışsa ve taçı kullanan takım yanlış kullanırsa karşı
takım hemen:" öğretiriz" der ve taç onlara geçer.. (genelde taç çizgisi sahanın kenarındaki yol olur)
GEL BURDAN BAK LENN HİZA DA İŞTE:
Korner
olur.. Korner kullanacak oyuncu topu korner atacağı yere koyar.. Ama o
yer hiç bi zaman doğru yer olmamıştır.. Genelde top kaleye vurunca gol
olma ihtimali yüksek olan yere konulur.. ama bu duruma karşı takım
seyirci kalmaz ve topu doğru yere koyması için ön direğin(taşın)yanına
gider ve:"olumm içeri gir biraz taa nerden kullanıosun len" der.. buna
karşılık korneri atan oyuncu:"(ellerini birleştirip yukarı aşağı
hareket ettirerek)ne olum hizada iştee,gel burdan bakkk" der..
SANKİ KUPA MAÇI:
Bu
terim genelde kavga çıkan maçlarda kullanılır.. Taraflar birbirne
girmiştir ve kavga da çok saçma birşeyden çıkmştır.. İşte o an biri
gelir kavgayı ayırıp:" olum ne kavga ediosunuz lan sanki kupa
maçı.."der ve kavga biter..(bu lafı diyen çocuk da muhtemelen "Adamın
gol diyoo"da bahsettiğim çocuk)
GOL DEĞİL BORU:
Genelde gol
sevinçlerinde kullanılan bi terimdir.. Jeneriklik bi gol atılır ve "GOL
MÜ?" sorusuna: "GOL DEĞİL BORU" diye cvp verilir.. Kavgaya sebep
değildir, aynı lafı maç içinde bi çok kez söylenebilir(kötü gollerde
bile)..
YUMURTA OLUOOOO LANN:
Bu terimi kullanmak için
öncelikle bi top alınır ve "Topun Sahibi" mertebesine ulaşılır.. Sonra
olası bi topun üstüne oturma vakasında oturan kişiye: "topun üstüne
oturma lann yumurta oluoo" denir..
BU TOP YAMUK OLUMM:
Maç
yapılacak topun iyi veya kötü(yamuk) olduğunu anlamanın tek bi yolu
vardır: Topu döndüre döndüre havaya atmak.. Eğer top havada dönmeye
başladığı andan itibaren şekli şemali kayıyor ve tabiri caizse
kıwırıyorsa o top yamukktur..
ÇİVİLİ KRAMPON YASAK:
Genelde
maçlar toprak sahada oynanır. Bu durumda giyeceğin ayakkabının halı
saha ayakkabısı veya beden eğitimi dersi için aldığın spor ayakkabı
olması idealdir. Ama konu başlığıyla alakalı olan durumsa şudur; Çivili
krampon giyen bir topçu maça katılabilmesi için 15-20 dk çivili
kramponu olmayan biriyle tartışması gerekmektedir..ama her tartışma
çivili kramponu olmayanın kazanmasıyla sonlanmıştır. İşte bu durumdan
dolayı hiç bir mahalle maçında çivili krampon giyildiği görülmemiştir..
(çivili krampondan kasıt plastik vida tabanlı kramponlardır)
MAHALLE MAÇI:
Mahalle
kavramı bu maçlarda biraz değişim gösterir.. İki takım ele alalım..
Bütün oyuncular aynı mahallede yaşıyorlar, aynı parka takılıyorlar,
aynı bakkaldan alışweriş yapıolardır.. hatta aynı kızlara yazdıkları
bile görülmüştür.. Ama bu iki takım maç yaptıkları zaman(kupa maçı
deil) maçın adı "Mahalle Maçı" olur.
AHANDA DUTTUM GOŞ BIÇAH GETÜR KESECEM TOPU:
Bu terimi kullanabilmek için şunlar gereklidir:
-Maç sahasının yakınlarında bir eve sahip olmak
-50 yaş ve üzeri olmak
-Erkek olmak
-TC vatandaşı olmak
-Aksi ve gıcık bi insan olmak
-Mahallede pek sevilmemek
-Torunlarından başka çocuk sevmemek
Eğer bu şartlara uyuyorsanız bu terimi kullanmak sizin için hiç de zor olmaz. Ne
hikmettir bu insanlardan her yerde vardır ve olmaya dewam
etmektedir Bu insanlar maçın en kritik
anlarında ortaya çıkar ve "başım ağrıo", "dometizzlerimi
eziosunuzz lan" gibi bahanelerle maçı yarıda keserler.. Sadece maçı
değil cinnet anlarına denk gelirsenz topu bile kesebilirler.
O KAÇLI O KAÇLI OLUMMM:
Ne demek şimdi "o
kaçlı o kaçlı olum".. Şu demek; Eğer maç kadroları aldım verdimden
sonra kurulmuş ve takımlarda bi eşitsizlik olmuşsa yaşı küçük olan bir
oyuncuyla rakip takımdan yaşı büyük olan bi oyuncu kıyaslanıp; "ohoo o
kaçlı o kaçlı olumm" denir ve takımların eşitliğinin yaşlarla doğru
orantılı olduğu vurgulanır.. bir ikincisi de eğer maç mahalle
maçıysa ve kolasınaysa şu duruma dikkat edilir; "Karşı takımda en büyük
kaçlı? Örneğin, 86lıysa diğer takımda da en büyük 86lı olmak
zorundadır, eğer deilse kabul edilmez ve o 86lı arkadaş oyuna
alınmaz.. Ama o 86lı arkadaş bu duruma razı olur mu? olmaz..
Al sana cillop gibi kavga nedeni işte..(bu terim bazen "O KAÇA GİDİO, O
KAÇA GİDİO" die de söylenebilir)
5'TE DEVRE 10'DA BİTER:
90 dakikaya tekabül eden süre zarfıdır.. öylesine oynanan maçlarda geçerlidir..
10'DA DEVRE 20'DE BİTER:
Bu da 90 dakikaya tekabül eder ama bu sistem kola, dondurma ve çeşitli ürünler için yapılan maçlarda geçerli olur..
KALE KAÇ ADIM?:
Normal
bi kale boyutu enine 7.32 boyuna 2.44'tür.. Ama mahalle maçlarında böyle
bi ölçü olamayacağı için kaleler adımla ölçülür.. Ama bu ölçü normal
adımlarla yapılmaz.. Ayaklar uzun uzun gider ve iki kaleyi de aynı
kişi ölçer(ayakkabı no açısından). Maç esnasında herhangi bi katakulli
olmasın diye de devre arasında kaleler aynı kişi tarafından kontrol
edilir.
BABAN İŞTEN GELDİ YEMEK YİİCEZ:
Bu
terimi öyle her anne kullanmaz.. Genelde topun sahibinin annesinin top
daha fazla yıpranmasın diye uydurduğu bi yalandır. "5'TE DEVRE 10'DA
BİTER" sistemli maçlarda oyunun yarıda bitmesine(8de falan) neden olur.
Aslında baba işten gelmemiştir ve o anne daha yemeği ocağa koymamıştır.
TEK KALE MAÇ:
"Tek kale" maç
nedir onu da açıklayım bilmeyen arkadaşlar için: Kale veya kaleci kıtlığı
yaşanan anlarda oynanan bir oyundur.. oyuncu sayısının tek sayı(5-7-9)
olması oyun için avantajlı bi durumdur..
takımlar ayarlanır ve maça başlanır.. her atak aynı kaleye olduğu için
kontra-atak, kanatlardan hücum, adam markajı, kademe, ver-kaç gibi terimleri kullanmak pek nasip olmaz.. Bu
oyundan zevk almayan tek kişi kalecidir, ki ne yaparsa yapsın suçlu
odur.. Yediği her gol de elbet kılın biri çıkar "takım tutuo lan bu"
diye kaleciyi suçlar ve bu kaleci sopa yiyene dek bu devam eder.. bir de
degaj muhabbetinde çok sopa yer kaleci, nereye
atarsa atsın, kime atarsa atsın yine aynı mualemeyi görür..