M.S. 330’da Başkentin Roma’dan İstanbul’a nakli sebebi ile şehrin
ikinci tepesindeki büyük oval bir meydanın ortasına, Konstantin in
şerefine dikilmişti. Form Konstantin diye bilinen meydanın etrafı
sütunlu galeriler ile çevriliydi. Çemberli taş, yanık sütun olarak ta
bilinir. Orijinalinden daha kısa hali ile günümüze gelebilmiştir.
Eskiden üstünde Büyük Konstantin’in güneş tanrısı pozundaki heykeli
bulunurdu. Sütunun porfir blokları zamanla ve yangınlardan çatladığı
için demir çemberlerle çevrilmiştir. Mermer başlık 12 yy., alttaki örme
takviye kısmı 18 yy. aittir. Sütunun dibindeki küçük bir odada erken
Hıristiyanlığa ait kutsal emanetler odası olduğuna inanılırdı. Buradan
geçen ana yol Büyük Konstantin devrinden beri aynı güzergâhtadır.
Kaynak:www.istanbul.gov.tr